Muhalefette anlaşamamazlık sürerse ‘İzmir kalesi’ tarih olabilir

Muhalefette anlaşamamazlık sürerse ‘İzmir kalesi’ tarih olabilir

© 2026 İlkses Gazetesi

Siyasi Tarih Uzmanı Prof. Dr. Engin Berber, CHP ile YENİ Parti arasında uzlaşma sağlanamaması durumunda muhalefetin İzmir’deki siyasi gücünü kaybedebileceğini belirterek “İzmir kimsenin kalesi değil, kaybedilebilir” açıklamasında bulundu

MERVE AĞRIÇ- İzmir siyasetinde son dönemde yaşanan parti değişiklikleri, yerel yönetimlerin geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek bir süre bağımsız kaldıktan sonra AK Parti’ye geçmesiyle hareketlenen süreçte, Çiğli, Foça ve Menderes belediyelerindeki parti değişiklikleri de siyasi dengeler açısından dikkat çekti.

Muhalefette anlaşamamazlık sürerse ‘İzmir kalesi’ tarih olabilir - Fotoğraf 1

Başka belediye başkanlarının da parti değiştirebileceğine yönelik iddialar konuşulurken, yaşanan gelişmelerin seçmen iradesi ve yerel siyasetin geleceği üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ediyor.

engin berber

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarihçi ve Siyasi Tarih Uzmanı Prof. Dr. Engin Berber, belediye başkanlarının seçildikleri partiden ayrılarak başka bir partiye geçmesini etik açıdan doğru bulmadığını belirterek, seçmenin sandıkta ortaya koyduğu iradenin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

kılıcdaroglu

CHP’deki mutlak butlan tartışmaları ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan seçilmesi ihtimalini de ele alan Berber, CHP ile YENİ Parti arasındaki ayrışmanın muhalefetin geleceği açısından belirleyici olabileceğini ifade etti.

özgür özel

Önümüzdeki genel ve yerel seçimler öncesinde muhalefetin ortak bir yol bulamamasının ciddi sonuçlar doğurabileceğini savunan Berber, İzmir’de seçmen tercihlerinin değişmez olduğu yönündeki yaklaşımın da sorgulanması gerektiğine dikkat çekerek “İzmir kimsenin kalesi değil, kaybedilebilir” diye vurguladı.

Muhalefette anlaşamamazlık sürerse ‘İzmir kalesi’ tarih olabilir - Fotoğraf 5

Belediye başkanlarının partisinden istifa ederek başka bir partiye geçmesinin etik olmadığının altını çizen Prof. Dr. Berber, “Çok olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Muhalif belediyelere karşı iktidarın sürekli müdahale ettiğini görüyoruz. Birtakım projeleri gerçekleştirmesinin yetkisini kullanarak önüne geçiyor. Yani bu dönemde iktidarın bu yaklaşımı nedeniyle muhalefet belediye başkanlarının işi gerçekten zor. Ama seçilen başkanların da kendisini seçenlere karşı bir sorumluluğu var. Başka partiye geçmek çok da etik değil; çünkü seçmen tercihini diğer belediye başkanından yana değil, ondan yana kullanmış. Parti değiştirerek aslında seçmenin iradesi boşa çıkartılmış oluyor. Bu yüzden bunu doğru bulmuyorum. ‘İktidarın kısıtlamaları nedeniyle görev yapamıyorum, o nedenle beni seçenlerin iradesine rağmen ben iktidar partisine geçeceğim’ yaklaşımını doğru bulmuyorum. Eğer hizmet yapamıyorsanız istifa edersiniz. Biz ne yazık ki bunu hakkıyla değerlendirmiyoruz. Seçilmiş bir belediye başkanı, seçmen iradesine sırtını dönerek iktidar partisine mi gitmeli; yoksa seçmenlerine dürüstçe bir açıklama yapıp, ‘Beni siz seçtiniz ama iktidarın kısıtlamaları nedeniyle (varsa böyle bir şey) görev yapamıyorum. İzmir’in çöpünü dökecek yer bulamıyorum, dökmek istediğim yeri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yasaklıyor, projelerimi bazı sebeplerden dolayı gerçekleştiremiyorum’ diyerek dürüstçe seçmene dönüp açıklama yapıp görevi bırakmalı bu kadar basit. Bu durum görevden kaçma olarak da değerlendirilmez” dedi.

Kaynak:
İLKSES GAZETESİ

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorum gönder