İBB’de ‘yolsuzluk’ davasında 79’uncu duruşma: Ekrem İmamoğlu hakim karşısında
© 2025 İlkses Gazetesi
İBB’ye yönelik “yolsuzluk” davasında, görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 50’si tutuklu 414 sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanıklar, davanın 79’uncu duruşmasında hakim karşısına çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmasının ardından tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen “yolsuzluk” soruşturması tamamlandı. Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025’te 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede Ekrem İmamoğlu, “örgüt lideri” olarak nitelendirilirken kendisine çok sayıda suçlama yöneltildi. İmamoğlu’nun; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “suç gelirlerinin aklanması”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma” ve “suç delillerini gizleme” gibi çeşitli suçları işlediği iddia edildi.
İddianamede ayrıca “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet alma”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamaları da yer aldı.
Bunun yanı sıra İmamoğlu hakkında “çevrenin kasten kirletilmesi”, “vergi usul kanununa muhalefet”, “orman kanununa muhalefet” ve “maden kanununa muhalefet” suçlamaları yöneltildi.
Savcılık, İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Tutuksuz sanık Bünyamin Durukan savunmasında, “Uzun yıllardır peyzaj sektöründe çalışmaktayım. Ağaç A.Ş.’de 15 yıllık bir ticari hayatım vardı. 2024 yılı seçimlerinden önce Ağaç A.Ş.’ye yaklaşık 25-30 milyon liralık bitki vermiştim. Mart 2024 itibarıyla 25 milyon lira üzerinde alacağım birikmişti. Bu dönemde çok zora düştüm ve bunun üzerine Ağaç A.Ş.’den sürekli alacakların tahsilatını yapmaya çalıştım. Bu süreçte Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Kendisi içinde bulunduğum ekonomik sıkıntıyı anladığını ancak yukarıdan bir talep olduğunu söyledi ve ‘30 bin dolar hazırla getir. Ödemelerin daha kolay şekilde yapılır, ödemelerin rahatlatırız hızlı bir şekilde’ dedi. Ben de zaten ekonomik olarak çok zor durumda olduğumu söyledim. Buna rağmen seçimden hemen önce Ağaç A.Ş.’den hesabıma 1,5 milyon lira para geldi. Seçimden sonra ise Ümit Polat beni arayarak ne zaman Ağaç A.Ş.’ye geleceğimi sordu. Ben de beni para için aradığını düşündüm ve de imkanlarım dahilinde 15 bin dolar nakit para hazırlayarak Ağaç A.Ş.’ye gittim. Kendisinin Ağaç A.Ş.’deki odasında parayı teslim ettim. O dönemde içeride çok ciddi şekilde alacaklarımız vardı. Bu parayı veriş amacım herhangi bir menfaat sağlama, çıkar sağlama değil tamamen alacaklarımızı tahsil edip, şirketimizi zor durumdan kurtarmak içindi. Bu nedenlerle rüşvet veren kişi değil de mevcut alacağını tahsil edebilmek için kendisinden para istenen ve bu talep karşısında ekonomik baskı altında olan kişi olduğumun dikkate alınmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Tutuksuz sanık Fikret Baydemir ise, “Ben rüşvet veren kişi değil, kendi alacağını tahsil etmeye çalışırken kendisinden para talep edilen ve bu nedenle mağdur edilen kişiyim. 2024 yılı şubat ayında Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 7 milyon lira alacağım birikmişti. O dönemde ciddi şekilde nakit sıkıntısı yaşıyordum ve ödemelerim aksıyordu. alacağımı tahsil edebilmek için Satın Alma Müdürü Ümit Polat ile görüştüm. Polat ödemelerin Ali Sukas tarafından yapıldığını söyleyerek beni ona yönlendirdi. Sukas ile görüştüğümde bana, ‘şirketin hesabına yarın 3 milyon lira ödeme çıkartırım, 1 milyon 800 bedelli çek veririm, kalanı da kısa süre içinde öderiz ama bunun karşılığında sen bize 1 milyon lira ödeme yapman gerekir’ dedi. söz konusu para zaten sattığım mallardan doğmuş olan kendi alacağımdı. Ben yeni bir ihale veya hak etmediğim bir menfaat istemiyordum. Ertesi gün şirketimin hesabına 3 milyon lira ödeme yapıldı. Ancak içeride hala yüksek miktarda alacağım vardı ve acil ödemelerimi yapmak zorundaydım. Benden istenen parayı vermek istemiyordum istenen tutarın yarısını hazırladım. Birkaç gün sonra parayı Ali Sukas’ın makamına götürdüm. Makam odasının dolu olduğunu söylenince parayı Özel Kalem Müdürü Murat Or’a bu durumdan duyduğum kızgınlığı da ifade ederek teslim ettim Bunun dışında herhangi bir ödeme yapmadım. Ben bu olayda suç işleyen değil, mağdur edilen kişiyim” diye konuştu.
Kaynak: DHA
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder