Feti Yıldız’dan gizli tanık çıkışı
© 2025 İlkses Gazetesi
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza yargılamasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması gerektiğini belirterek “Gizli tanığa mecbur kalınmadıkça başvurulmamalı, başvurulması halinde savunma hakkına saygı gösterilmeli ve sanığın gizli tanığa sözlü soru sorma hakkı mutlaka tanınmalıdır.” dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ceza muhakemesinde delil ve ispat ilkelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Sosyal medya hesabı üzerinden ceza ve usul hukukuna dair değerlendirmelerini paylaşan Feti Yıldız, ceza muhakemesinin temel amacının maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olduğunu belirterek, delillerin hukuka uygun ve tartışılabilir olması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasında özellikle gizli tanık müessesesi ve savunma hakkı üzerinde duran Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
“Şüpheli ve sanığın beyanları hem bir savunma hem de ispat vasıtası yani delil mahiyetindedir. Gizli tanık beyanının tek başına hükme esas alınamaması hukukumuz için büyük bir kazanımdır. Bu yola mecbur kalınmadıkça başvurulmamalı, başvurulması halinde savunma hakkına saygı gösterilmeli ve sanığın gizli tanığa sözlü soru sorma hakkı mutlaka tanınmalıdır.”
Ceza muhakemesinde hakimin vicdani kanaatine ve delil serbestisine değinen Yıldız, cumhuriyet savcılarının duruşmalardaki rolüne de dikkat çekti.
Yıldız, şunları kaydetti:
“Cumhuriyet savcısı duruşmaya davayı kazanma motivasyonuyla çıkmaz. Mutlak bir şekilde sanığın aleyhine delil toplamaz. Davanın nihayetinde beraat mütalaası verebilir. Hatta kendi açtığı dava mahkûmiyet ile sonuçlandıktan sonra beraat talebiyle kanun yoluna da başvurabilir.”
Ceza yargılamasında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin masumiyet karinesinin doğal bir sonucu olduğunu belirten Yıldız, sanığın susma hakkını kullanması durumunda diğer delillerin gücüne bakılması gerektiğini ifade etti.
Dijital delillerin değerlendirilmesine ilişkin de uyarıda bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı, bu verilerin emare niteliğinde olduğunu ve mutlaka uzman bilirkişi incelemesinden geçirilerek hükme esas alınması gerektiğini vurguladı.
Kaynak:
HABER MERKEZİ
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder