CHP’li Kökkılınç’tan İzmir’deki kadın sığınmaevi kapasitesine tepki

CHP’li Kökkılınç’tan İzmir’deki kadın sığınmaevi kapasitesine tepki

© 2025 İlkses Gazetesi

CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Av. Nilay Kökkılınç, İzmir Valiliği tarafından kente kazandırılması planlanan 30 kişilik kadın sığınma/konuk evinin ihale sürecinin tamamlanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Yeni bir kadın sığınmaevinin İzmir açısından önemli bir ihtiyaç olduğunu belirten Kökkılınç, ancak 30 kişilik kapasitenin kentin nüfusu ve kadına yönelik şiddet vakaları dikkate alındığında yeterli olmayacağını ifade etti. Kökkılınç, kentte kadınların güvenli barınma imkânlarına erişiminin artırılması gerektiğini vurguladı.

Kökkılınç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“İzmir’e Valilik tarafından kazandırılacak olan 30 kişilik yeni kadın sığınma/konuk evinin inşa ihalesinin sonuçlandığını basın yoluyla öğrenmiş bulunmaktayız. Kente yeni bir kadın sığınma evi kazandırılmasına yönelik bu adımı değerli bulmakla birlikte, sunulan kapasitenin İzmir’in gerçekleriyle bağdaşmadığını vurgulamak istiyoruz.

Son nüfus sayımlarına göre yaklaşık 4,5 milyon nüfusa sahip olan ve bu nüfusun yarısını kadınların oluşturduğu İzmir’de, yalnızca 30 kişilik kapasiteye sahip bir sığınma evinin yapılması son derece yetersizdir. Kadına yönelik şiddet vakalarının en yoğun yaşandığı kentlerden biri olan İzmir’de sığınma evi sayısı çok uzun yıllardır sadece 6 ile sınırlı kalmıştır. Oysa kentimizin çok daha yüksek kapasiteli ve fazla sayıda kadın sığınma evine acil ihtiyacı vardır.

Ayrıca, adli bir vaka meydana gelmeksizin de kadınların ihtiyaç duyduklarında güvenle kalabilecekleri evlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde henüz bunun yasal altyapısı ve örnek bir modeli bulunmamaktadır. Sosyal sorumluluk bilinciyle Devlet, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları iş birliği yapmalı; kadınların zorda kaldıklarında veya ihtiyaç duyduklarında sokakta kalmadan ya da kimseye bağımlı olmadan güvenle barınabilecekleri yurt benzeri model evler inşa edilip işletilmelidir.

İzmir, boşanma davalarının en çok görüldüğü illerden biridir. Boşanma davası açıldığında kadının ayrı yaşama ve müşterek evden ayrılma hakkı doğar. Ancak gidecek yeri olmayan kadınlar, boşanma sürecinde oldukları eşleriyle aynı evi paylaşmak zorunda kalmakta ve şiddete açık hâle gelmektedir.

Kadınların yaşam hakkı ve güvenli barınma hakkı en temel insan haklarındandır. Bu doğrultuda; adı ister kadın sığınmaevi ister kadın konuk evi olsun, bu merkezler farklı hukuki ve medeni konumdaki tüm kadınlara açık olacak şekilde yüksek kapasiteyle planlanmalı; çocuklu kadınların ihtiyaçları da gözetilerek yüksek donanımlı hâle getirilmelidir.”

Kaynak:
BÜLTEN

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorum gönder