Denizler yükseliyor, 5 ülke alarmda! Haritadan silinmemek için tahliye süreci başladı
© 2025 İlkses Gazetesi
Küresel ısınmayla birlikte yükselen deniz seviyeleri, Pasifik ve Hint Okyanusu’ndaki alçak rakımlı ada ülkelerinin geleceğini tehdit ediyor. Tuvalu, Kiribati, Marshall Adaları, Maldivler ve Vanuatu; nüfuslarının geleceğini güvence altına almaya çalışıyor.
Küresel sıcaklıkların artmasıyla birlikte deniz seviyelerindeki yükseliş, özellikle rakımı çok düşük ada ülkeleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Pasifik ve Hint Okyanusu’nda bulunan bazı devletler, topraklarının yaşanamaz hale gelmesi ihtimaline karşı şimdiden farklı çözümler geliştirmeye başladı. Bu kapsamda ülkeler; başka devletlerle göç anlaşmaları yapıyor, yeni topraklar satın alıyor, yapay adalar inşa ediyor ve nüfuslarını daha yüksek bölgelere taşımaya yönelik programlar uyguluyor.
Büyük Okyanus’ta bulunan Tuvalu, ortalama yüksekliği yaklaşık 2 metre olan ülkelerden biri. Deniz seviyesindeki yükselişin oluşturduğu risk nedeniyle ülke, vatandaşlarının başka bir ülkede yaşam kurabilmesine yönelik resmi bir adım attı.
Avustralya ile imzalanan Falepili Anlaşması kapsamında belirli sayıda Tuvalu vatandaşına Avustralya’da yaşama ve çalışma imkanı sağlanıyor. Uygulama, olası iklim kaynaklı göçün kontrollü ve aşamalı biçimde gerçekleşmesini amaçlıyor.
33 mercan adasından meydana gelen Kiribati’de ise deniz suyunun tatlı su kaynaklarına karışması ve kıyıların aşınması önemli sorunlar arasında bulunuyor.
Ülke, gelecekte yaşanabilecek olası nüfus hareketlerine hazırlık amacıyla Fiji’de arazi satın aldı. Kiribati yönetimi, Vanua Levu Adası’ndaki yaklaşık 20 kilometrekarelik alanı, ilerleyen yıllarda yerleşim ve tarımsal üretim açısından kullanmayı planladı.
Ortalama rakımı 2 metrenin altında bulunan Marshall Adaları da yükselen deniz seviyesinin etkilerini yakından hisseden ülkeler arasında.
ABD ile yapılan Serbest İttifak Sözleşmesi (COFA) kapsamında Marshall Adaları vatandaşları, ABD’de vize almadan yaşama ve çalışma hakkına sahip. Bu imkan, ülkedeki nüfusun bir bölümünün zaman içerisinde ABD’ye yerleşmesinin önünü açıyor.
Dünyanın en alçak rakımlı ülkelerinden Maldivler ise soruna mühendislik projeleriyle çözüm arıyor.
Başkent bölgesindeki nüfusun daha güvenli alanlara taşınabilmesi amacıyla deniz seviyesinin üzerinde yükseltilmiş Hulhumale gibi yapay adalar oluşturuldu. Ülke ayrıca ileride ihtiyaç duyulabilecek arazi alımlarını finanse etmek amacıyla kaynak biriktirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor.
Pasifik’teki Vanuatu’da ise deniz seviyesindeki değişimin yanı sıra daha şiddetli tropikal fırtınaların oluşturduğu riskler dikkate alınıyor.
Ülkede kıyı kesimlerinde yaşayan toplulukların daha yüksek ve güvenli bölgelere taşınmasını hedefleyen iç yerleşim programları uygulanıyor. Böylece iklim kaynaklı risklerin artması halinde kıyı bölgelerindeki nüfusun korunması amaçlanıyor.
Ada ülkelerinin attığı bu adımlar, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda göç, barınma, gıda güvenliği ve devletlerin geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
Kaynak:
HABER MERKEZİ
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder