Gümrükçü’den Bayraklı operasyonuna tepki: Alışmadık, alışmayacağız

Gümrükçü’den Bayraklı operasyonuna tepki: Alışmadık, alışmayacağız

© 2025 İlkses Gazetesi

Bayraklı Belediyesi soruşturmasında gözaltı işlemlerine tepki gösteren CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, “Bu yöntemlerle bir korku iklimi oluşturulmasını kabul etmiyoruz. Alışmadık, alışmayacağız” dedi

İzmir’de Bayraklı Belediyesi iştirak şirketi BAYBEL A.Ş.’ye yönelik soruşturma kapsamında aralarında önceki dönem Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal ile CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin’in de bulunduğu 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltı işlemlerinin ardından CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, CHP’li yöneticiler, belediye temsilcileri, gözaltına alınanların aileleri ve avukatlarıyla birlikte İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Yeşilyurt Ek Hizmet Binası önüne geldi. Burada açıklama yapan Gümrükçü, gözaltı işlemlerinin gerçekleştirilme biçimine tepki göstererek, “Görevini bırakmasının üzerinden 2,5 yıl geçmiş, adliyeye yaklaşık 300 metre mesafede yaşayan bir belediye başkanının sabahın köründe evinden alınmasını son derece haksız ve zalimce buluyorum. Bu yöntemlerle bir korku iklimi oluşturulmasını kabul etmiyoruz. Alışmadık, alışmayacağız” diye konuştu.

İzmir’de belediyelere yönelik operasyonların belirli aralıklarla devam ettiğini belirten Gümrükçü, “Üç ayda bir periyodik olarak sabahın erken saatlerinde, eski ve yeni belediye başkanlarının, belediye görevlilerinin gözaltına alındığı; onlarca, hatta yüzlerce insanın adliyeye getirildiği bir süreç yaşıyoruz. Kaçma şüphesi bulunmayan, hatta adliyeye 300 metre mesafede yaşayan ve çağrıldığında gelecek insanların sabah 04.00-04.30’larda evlerinden alınmasını, evlerinde arama yapılmasını ve bu yöntemlerle bir korku iklimi oluşturulmasını kabul etmiyoruz. Alışmadık, alışmayacağız. Bugün burada Bayraklı’da, yarın başka bir belediyede benzer süreçlerin yaşanabileceğini görüyoruz” dedi. Gümrükçü, YENİ Parti’ye geçmiş ancak burada aktif görev almayan üyeler ile iki Bayraklı Yeni Parti meclis üyesinin de gözaltına alınanlar arasında bulunduğunu belirterek, “Dolayısıyla aynı siyasi yolda yürümeyen insanların aynı örgüt üyeliği kapsamında gözaltına alınmış olması söz konusu” ifadelerini kullandı.

Soruşturma dosyasının içeriğine ilişkin kendilerinin de henüz kapsamlı bilgi sahibi olmadığını belirten Gümrükçü, “Biz de gazetelerden okuyarak ve öğrenerek süreci takip ediyoruz. Avukat arkadaşlarla görüşüyor, ne olduğunu, kendilerine ne sorulduğunu ve ne arandığını öğrenmeye çalışıyoruz. Ancak onların da basındaki haberleri derleyerek, orada yer alan bilgileri alt alta koyup buna göre savunma hazırladıklarını görüyoruz. Maalesef savunma hakkının kısıtlandığı bir süreç de yaşıyoruz. Geçmişte çok sayıda avukatın müvekkillerinin savunmasına katılmasına izin verilirken bugün bunun bir avukatla sınırlandırılması yönünde bir uygulama söz konusu” dedi. Gümrükçü, başta İzmir Barosu olmak üzere avukatlara savunma hakkının engellenmemesi ve kısıtlanmaması için çağrıda bulunarak, “Bu nedenle başta İzmir Barosu olmak üzere bütün avukatları, savunma hakkının engellenmemesi ve kısıtlanmaması için göreve davet ediyoruz. Biz de burada ailelerle beraberiz. İnsanlara CHP’li ya da Yeni Partili diye bakmıyor, sürecin bütün mağdurlarının yanında duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü olarak hukuk çerçevesinde yapabileceğimiz ne varsa; gerek danışmanlık gerekse dayanışma anlamında yerine getirme konusunda kararlıyız” diye konuştu.

Soruşturma kapsamında yeni gözaltı süreçlerinin yaşanabileceğini belirten Gümrükçü, “Umuyoruz ki bu son olur ancak arkasından yeni süreçlerin ve başka acıların yaşanacağını da biliyoruz. Görevini bırakmasının üzerinden 2,5 yıl geçmiş, adliyeye yaklaşık 300 metre mesafede yaşayan bir belediye başkanının sabahın köründe evinden alınmasını son derece haksız ve zalimce buluyorum. Dosyanın içeriğine ilişkin şu an tam anlamıyla bilgi sahibi değiliz; burada bulunan ailelerle ve avukatlarla birlikte süreci takip ediyoruz. Avukatların dahi dosyanın içeriğine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadığı bir ortamda, süreç içerisinde yeni bilgiler edindikçe bunları kamuoyuyla paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik de Bayraklı soruşturmasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Sabah İzmir’de başlayan gözaltılar, emniyette yeni bir aşamaya taşınmıştır. Bu süreçte gözaltına alınanlar arasında; 7 aylık bebeğini kucağında gezdiren bir baba, içeride emzirilmeyi bekleyen bir bebek ile annesi, kanser tedavisi gören bir belediye çalışanı, ne ile suçlandığı henüz belli olmayan bir ilçe başkanı, eski bir belediye başkanı ve eski belediye personeli yer almaktadır. Hangi konuyla ve hangi aşamayla ilgili olduğu, bu sürecin neleri getireceği bilinmeden gözaltı kararı verilmiş ve sorgu sürelerinin ne olacağı belirsizliğini korumaktadır” dedi. Çelik, CHP olarak yargılamaya karşı olmadıklarını ancak suçlamaların açık ve net olması gerektiğini belirterek, “Biz kimsenin yargılanmasından kaçınmıyoruz; insanların yargılanmasını ancak adil bir şekilde yargılanmasını istiyoruz. İsnat edilen suçların tamamının açık ve net olması gerektiğine inanıyoruz. Tutuklamanın bir ceza tedbiri olmaktan çıkarılması gerekir. Henüz ortada bir ceza hükmü kurulmadan ve bir suç isnat edilmeden tutuklamanın cezaya dönüştürülmesine karşı çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Bayraklı Belediyesi ve iştiraki BAYBEL AŞ’ye yönelik soruşturmada, Sayıştay’ın 2024 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin tespitleri de savcılık dosyasına girdi. Sayıştay Denetim Bölüm Başkanlığı tarafından 7 Temmuz 2025’te hazırlanan belgelerde, BAYBEL AŞ’nin bazı işlemleri “suç teşkil eden fiiller” kapsamında değerlendirilirken, sorumlular hakkında kovuşturma yapılması amacıyla dosyanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği belirtildi. Belgelerde BAYBEL AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Berk Ulusal ile Yönetim Kurulu Üyesi Hulusi Başaran sorumlu isimler arasında gösterilirken, önceki dönem Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal da belediyeye bağlı kuruluş ve şirketleri “idare, sevk, denetim ve gözetim” yükümlülüğü bulunan üst yönetici olarak yer aldı. Sayıştay incelemesinde BAYBEL’in hizmet aldığı Önşet Dijital Baskı ve Reklam Hizmetleri AŞ ise “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyen” firma olarak kayda geçirildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “rüşvet” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçları kapsamında sürdüğü belirtildi. Dosyada, Sayıştay tespitlerinin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu’nun tevdi raporu ile bilirkişi raporunda da yer aldığı, bazı ihaleler ve doğrudan teminlerde firmalar arasında bağlantılar bulunduğu, bazı hizmetlerin alınmamış veya eksik gerçekleştirilmesine rağmen alınmış gibi gösterildiği ve tekliflerin ağırlıklı olarak aynı firmalardan temin edildiği aktarıldı. Mali incelemelerde, 2023 ve 2024 yıllarındaki işlemler nedeniyle toplam 20 milyon 85 bin 188,5 liralık kamu zararı meydana geldiği, doğrudan temin yoluyla iş alan firma sahipleri tarafından belediye personeline toplam 4 milyon 625 bin 400 lira rüşvet niteliğinde para gönderildiğinin tespit edildiği ifade edildi. Soruşturma kapsamında MASAK tarafından incelenen hesap hareketlerinde ise hak ediş ödemelerinin ardından bazı tutarların firmalar arasında aktarıldığı, BAYBEL’in firmalara yaptığı bazı ödemelerin sonrasında eski BAYBEL Yönetim Kurulu Başkanı Berk Ulusal, kardeşi Halil Ulusal ve önceki dönem Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal’ın oğlu Yağız Sandal’ın hesaplarına gönderildiğinin tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kaydında Sayıştay 5. Daire Başkanlığı “ihbar eden”, Bayraklı Belediye Başkanlığı ise “mağdur” olarak gösterilirken, Hulusi Başaran, Osman Abseli ve Berk Ulusal ile bazı şirket yetkilileri şüpheli olarak sıralandı.

Kaynak:
HABER MERKEZİ

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorum gönder