Milli Tekvandocu Hatice Pınar Yiğitalp’ten büyük başarı
© 2025 İlkses Gazetesi
İzmir Ekonomi Üniversitesi öğrencisi milli tekvandocu Hatice Pınar Yiğitalp, 62 kiloda Avrupa sıralamasında zirveye, dünya sıralamasında ise ikinci sıraya yükseldi. Genç sporcu, gözünü Avrupa Şampiyonası ve 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na dikti
İzmir’de yaşayan milli sporcu Hatice Pınar Yiğitalp, spor hayatına henüz 4 yaşındayken cimnastikle başladı. Üç yıl boyunca cimnastik yapan Yiğitalp, ailesinin yönlendirmesiyle tekvandoya geçti. Ali ve Sevilay Yiğitalp çiftinin, kızlarının hem sağlıklı bir yaşam sürmesi hem de kendini korumayı öğrenmesi amacıyla tekvandoya başlattığı Yiğitalp, kısa sürede başarısıyla öne çıktı. İlk şampiyonasına 8 yaşında katılan Yiğitalp, Ege Bölge Şampiyonu olarak kariyerinin ilk derecesini elde etti. Türkiye genelinde art arda birincilikler kazanan sporcu, 2018 yılında milli takıma seçilerek milli sporcu unvanını aldı.
Yiğitalp’in spor alanındaki başarıları, akademik eğitimine de katkı sağladı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından verilen Milli Sporcu Bursu’ndan yararlanan milli sporcu, 2024 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’ne yerleşti. Haftanın altı günü antrenman yaparak şampiyonalara hazırlanan Yiğitalp, sık sık yurt dışına gitmesine ve yoğun programına rağmen derslerindeki başarısıyla da dikkat çekti. Eylül ayında Almanya ve Polonya’da, ekim ayında ise Arnavutluk’ta düzenlenen şampiyonalarda altın madalya kazanan Yiğitalp, geçtiğimiz ay Sırbistan’da gerçekleştirilen Multi European Games’te gümüş madalya elde etti. Milli sporcu, ABD’nin Los Angeles kentinde düzenlenecek olimpiyatlar için hazırlıklarını yoğunlaştırdı.

Tekvandonun hayata bakış açısını değiştiren çok önemli bir tutku olduğunu ifade eden Yiğitalp, yıllardır verdiği emek sayesinde disiplinli olmayı, zorluklar karşısında pes etmemeyi, sabretmeyi ve her durumda kendine güvenmeyi öğrendiğini söyledi. Sporun yaşamının her alanına olumlu katkı sağladığını dile getiren Yiğitalp, “Başarının tesadüfen gelmediğini, her madalyanın arkasında çok büyük bir emek, fedakarlık ve kararlılık olduğunu biliyorum. Yoğun bir çalışma tempom var. Haftanın altı günü antrenman yapıyorum. Bazı günler hem fiziksel dayanıklılığımı artırmak hem de teknik ve taktik açıdan kendimi geliştirmek için çift antrenman yapmam gerekiyor. Şu anda 62 kilodaki büyükler genel sıralamada Avrupa’da birinci, dünyada ikinci sıradayım. Son şampiyonalarda art arda elde ettiğim şampiyonluklarla puanımı yükselterek birinci sıraya yerleştim. Antrenörüm Murat Işık da bana çok destek oluyor. Bu başarımda antrenörümün büyük payı var. Bir yandan da üniversitedeki derslerimi aksatmamaya özen gösteriyorum. Elbette yorulduğum, kendime zaman ayırmak istediğim günler oluyor. Ancak hedeflerimi düşündüğümde yeniden motive oluyorum. Çünkü uluslararası arenada başarılı olmak istiyorsanız yalnızca yetenekli olmanız yetmiyor; hayatınızı da bu hedef doğrultusunda planlamanız gerekiyor” diye konuştu.
Yiğitalp, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi almak, sporculuğuma farklı bir bakış açısı kazandırdı. Tekvandoda fiziksel güç ve teknik beceri kadar zihinsel dayanıklılığın da önemli olduğunu düşünüyorum. Eğitimim sayesinde insan davranışlarını, duyguları ve stresin performans üzerindeki etkilerini daha iyi anlamaya başladım. Özellikle müsabaka öncesindeki heyecanımı kontrol etmek, baskı altında doğru kararlar vermek ve zor anlarda odağımı korumak konusunda öğrendiklerimin bana katkı sağladığını hissediyorum. Sporun bana kazandırdığı disiplin ve zaman yönetimi becerileri de eğitim hayatımda işimi kolaylaştırıyor. Bu nedenle sporla eğitimin birbirini güçlendirdiğine inanıyorum.”
Milli takım formasını giymenin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Yiğitalp, “Kazandığım bir şampiyonluğun ardından İstiklal Marşımızın çalınması ve bayrağımızın göndere çekilmesi, yaşadığım tüm yorgunluğu ve zorlukları unutturuyor. O an hissettiğim gururu kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. Bugüne kadar elde ettiğim başarılar benim için çok değerli ancak bunları yeterli görmüyorum. Her şampiyonadan sonra eksiklerimi değerlendiriyor, bir sonraki müsabakaya daha güçlü hazırlanmak için çalışıyorum. Önümde kazanmak istediğim daha pek çok madalya, ulaşmak istediğim çok daha büyük hedefler var. Avrupa ve dünya şampiyonalarında başarılarımı sürdürmek, olimpiyatlarda ülkemi temsil ederek madalya kazanmak istiyorum. Bunun kolay olmadığının farkındayım ama kendime güveniyorum. En büyük isteğim, yıllar sonra geriye baktığımda hem spor hem de eğitim hayatımda hayallerimin peşinden sonuna kadar gitmiş biri olmak. Ülkemi gururlandırabildiğim ve genç sporculara ilham verebildiğim sürece bütün bu fedakarlıkların karşılığını almış olacağım” dedi.
Kaynak:
BÜLTEN
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder