DEÜ Organ Nakli Merkezi’nden 6 günde 3 başarılı operasyon
© 2025 İlkses Gazetesi
Dokuz Eylül Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nde 6 günde 3 başarılı böbrek nakli gerçekleştirildi. 1992’den bu yana 475 nakle imza atan merkezde, Organ Nakli Hastanesi kurulması için de hazırlıklar sürüyor
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri ve hekimlerinden oluşan ekip, DEÜ Organ Nakli Merkezi’nde 6 gün içinde 3 böbrek nakli operasyonunu başarıyla gerçekleştirdi. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Böbrek Nakil Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Zekai Serhan Derici’nin liderliğindeki 20-25 kişilik ekip, böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen hastaların tedavi süreçlerini sürdürüyor.
1992’den bu yana 475 böbrek nakli operasyonunun gerçekleştirildiği DEÜ Organ Nakli Merkezi’nde, son bir yılda 10 nakil daha yapıldı. Yüzde 90’ın üzerinde başarı oranına sahip merkez, tamamen ücretsiz sağlık hizmetleriyle hastalara umut oluyor. Merkez, böbrek nakli alanında deneyimli ve nitelikli sağlık profesyonellerinin yetişmesine de katkıda bulunuyor.
Böbrek nakli sürecinde doğru bilgilendirmenin tedavi başarısının önemli unsurlarından biri olduğunu belirten Doç. Dr. Zekai Serhan Derici, nakil operasyonlarının yoğun emek ve uzun hazırlık süreçleri gerektirdiğini ifade ederek, “Nakil operasyonları son derece emek, yoğun ve saatler süren hazırlıklar gerektirir. Bu başarı tek bir kişinin değil; cerrahi, nefroloji, immünoloji, anestezi ekipleri, organ nakli koordinasyon birimi, yoğun bakım uzmanları, ameliyathane/klinik hemşireleri ve personellerinden oluşan çok büyük bir ekibin kusursuz senkronizasyonuyla elde edilir. Başarı ile yapılan her böbrek nakli prosedürünün ardında, bu işe gönülden katkı sağlayan onlarca doktor, hemşire, tekniker ve her kademeden sağlık çalışanının olduğunu unutmamak lazım,” dedi.
Organ naklinin yalnızca hastanın yaşamını değil, hastanın çevresindeki insanların hayatını da doğrudan etkilediğine dikkat çeken Doç. Dr. Derici, “Eğer bir aile, yoğun bakımda yatan yakını için organ nakli bağışçısı olması konusunda onay verirse karaciğeri 1 kişi, böbrekleri 2 kişi, pankreas 1 kişi, ince bağırsak, akciğer ve kalp ile birlikte hastanın ailesinden hasta ile ilgilenen 7-8 kişinin de hayatı düzene girecek. Organ nakli sadece hastanın değil; hastayı hastaneye getirip götüren aile bireylerinin, hastanın hastalık nedeniyle eksik ya da verimsiz kaldığı alanlardaki iş yerindeki iş arkadaşlarına kadar pek çok kişinin hayatında mucizevi bir değişiklik olacak,” ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Zekai Serhan Derici, DEÜ’nün organ nakli alanında uzun yıllara dayanan deneyimi ve kurumsal birikimiyle öne çıktığını belirtti. Derici, merkezin hastalara sunduğu tedavi hizmetlerinin yanı sıra alanında yetkin ve nitelikli hekimlerin yetiştirilmesine de katkı sağladığını ifade ederek eğitim faaliyetlerinin önemine vurgu yaptı.
Doç. Dr. Derici açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:
“Burası hizmet veren bir merkez olmasının ötesinde hizmet veren insanları da yetiştiren bir merkezdir. Burası hizmet üretmenin dışında aynı zamanda eğitim veren bir kurum olması sebebiyle buradan sürekli dışarıya doğru nakil ameliyatları alanında bilgi ve tecrübe sahibi insanlar yetişiyor. En temel farkımız bu. DEÜ’den yetişmek DEÜ’lü uzman olmak her zaman artı bir apolet kazandırıyor.”

Organ nakli alanında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan DEÜ’de, ilk böbrek nakli ve ilk periton diyalizi uygulamalarının yanı sıra ilk canlı vericili sağ karaciğer nakli gibi önemli operasyonlar da gerçekleştirildi. Bu çalışmalar, üniversitenin organ nakli alanındaki kurumsal hafızasının ve deneyiminin önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, yeni açılan bölümlerin tanıtımı kapsamında basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği toplantıda, üniversite bünyesinde Organ Nakli Hastanesi kurulmasına yönelik hazırlıkların başladığını duyurmuştu.
Uzman kadrosuyla organ nakli hizmetlerini geliştiren DEÜ, bu alandaki tüm faaliyetleri modern ve bağımsız bir hastane çatısı altında toplamayı planlıyor. Organ Nakli Hastanesi’nin hayata geçirilmesiyle İzmir’in uluslararası sağlık turizminde önemli bir merkez haline gelmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında nakil süreçlerinin yanı sıra laboratuvarlar, yoğun bakım üniteleri ve ameliyathanelerin de bağımsız bir yapılanma modeliyle hizmet vermesi öngörülüyor.
Planlama çalışmaları süren Organ Nakli Hastanesi ile hastaların ilk başvurudan ameliyat sonrasındaki kritik takip sürecine kadar ihtiyaç duyduğu tüm sağlık hizmetlerinin aynı çatı altında, koordineli bir şekilde sunulması amaçlanıyor.
DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, 2026 yılının ilk altı ayında gerçekleştirilen başarılı organ nakilleriyle üniversitenin bölgedeki önemli referans merkezlerinden biri olma konumunu sürdürdüğünü ifade etti. Uluslararası iş birlikleri sayesinde üniversitenin bilimsel ve klinik kapasitesinin sürekli geliştirildiğini belirten Yılmaz, organ nakli alanındaki çalışmaların da bu gelişimin önemli bir parçası olduğunu kaydetti.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, 34 yıldır böbrek yetmezliği nedeniyle nakil bekleyen hastalara umut olan operasyonları, multidisipliner yaklaşımı ve deneyimli sağlık ekibinin özverili çalışmalarıyla sağlık hizmetlerini sürdürüyor.
İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul ise DEÜ Hastanesinin bölge için önemine dikkat çekerek, sağlık hizmetlerinden dolayı teşekkürlerini ileterek şu ifadeleri kullandı:
“Kentimizin ve bölgemizin köklü sağlık üslerinden biri olan Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Organ Nakli Merkezinde 6 günde gerçekleştirilen 3 başarılı böbrek nakli operasyonu, İzmir’imizin organ nakli alanındaki güçlü altyapısını ve nitelikli insan kaynağını bir kez daha ortaya koymuştur. 34 yıllık kurumsal birikimle elde edilen bu başarı; multidisipliner ekip çalışmasının ve özverili sağlık hizmetinin en somut göstergesidir. Bu vesileyle, nakil süreçlerinde görev alan tüm hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor; nakil olan hastalarımıza sağlıklı ve uzun bir yaşam diliyorum.”
Bir insanın başka bir insana yaşam umudu olabilmesi için organ naklini önemine dikkat çeken İzmir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ayhan Kul, “Organ nakli, yalnızca ileri tıbbi bilgi ve deneyimle değil, aynı zamanda toplumun dayanışması ve organ bağışı konusundaki duyarlılığıyla hayat bulan bir tedavidir. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü olarak organ bağışı ve nakli süreçlerinin güçlendirilmesi, vatandaşlarımızın bu konuda doğru bilgilendirilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir insanın yaşamını kaybettikten sonra başka bir insana yaşam umudu olabilmesi, organ bağışının taşıdığı eşsiz değeri göstermektedir. Tüm vatandaşlarımızı organ bağışı konusunda duyarlı olmaya ve bu konudaki kararlarını aileleriyle paylaşmaya davet ediyorum,” ifadelerini kullandı.
Kaynak:
BÜLTEN
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder