‘Eski kız arkadaşına takip isteği gönderme’ cinayeti: Sanıktan meşru müdafaa savunması
© 2025 İlkses Gazetesi
Zonguldak’ta eski kız arkadaşın takip isteği nedeniyle Celal Can Er’i (19) öldüren sanık Yunus Emre Çoşkun ilk kez hâkim karşısına çıktı; “Cahillik etmişim, hedef gözetmeden salladım” dedi
Zonguldak’ta eski kız arkadaşına sosyal medyadan takip isteği gönderdiği gerekçesiyle çıkan tartışmada Celal Can Er’i (19) bıçaklayarak öldüren Yunus Emre Çoşkun (20), ilk kez hakim karşısına çıktı. Hakkında ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası istenen Çoşkun, savunmasında çevresinin sarıldığını ve aldığı darbelerin ardından bıçağı hedef gözetmeden salladığını söyledi.
Olay, 15 Ağustos’ta Bahçelievler Mahallesi Zambak Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre Celal Can Er, eski kız arkadaşına sosyal medyadan takip isteği gönderen ve bu nedenle husumet yaşadığı Yunus Emre Çoşkun’u konuşmak için okullar bölgesine çağırdı. Burada Er ve beraberindeki arkadaşları ile Çoşkun arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Çoşkun, yanında bulunan 26 santimetre uzunluğundaki ekmek bıçağıyla Er’i yaraladı.
İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Celal Can Er, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Yunus Emre Çoşkun ise bir süre sonra polise teslim oldu ve tutuklandı.
Zonguldak 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında savunma yapan Yunus Emre Çoşkun, Celal Can Er ile aralarındaki takip isteği meselesinin 2024 yılında yaşandığını, daha sonra konuşarak aralarındaki sorunu çözdüklerini söyledi.
Çoşkun, 2026 yılının şubat ayında düzenlediği asker eğlencesine de Celal Can Er’in geldiğini belirterek, “Eskiden tanımadığım biri bana yazmıştı, konuşmuştuk. Celal Can beni arayıp söyleyince durumu ona anlattım, hatta konuşmaların ekran görüntülerini de ilettim. 2026 yılına kadar hiçbir sorun yaşamadık. Asker eğlenceme geldiğinde ‘İyi ki kız yüzünden arkadaşlığımız bozulmamış’ demişti” dedi.
Olay günü yaşananları da anlatan Çoşkun, askerlikten döndükten sonra fazla dışarı çıkmadığını belirterek, “Bir arkadaşımın arabasına bakmaya gitmiştim. Dönerken K.M.’yi gördüm. Muhabbet ettik. Ben eve gittim. Akşam beni K.M.’ye ait bilmediğim bir numara ısrarla aradı. Celal Can beni çağırıyordu. Israr etti, evime gelebileceğini falan söyledi. Çok istemesem de taksiyle Site’ye gittim” diye konuştu.
Çoşkun, araçtan indiği sırada Celal Can Er’in kendisine yumruk attığını iddia ederek, “Birisi ‘Burası kalabalık, okulun orada konuşun’ dedi. Beni arabaya zorla bindirmeye çalıştılar. Sonra araca 5 kişi bindi. Celal Can bana bir tane daha vurdu. Yumruk attı, hakaret etti. Kendisini ‘Yapma, etme’ diye ikna etmeye çalıştım. En son P. beni tuttu. Ben elimle itip kenara geçmeye çalıştım. Etrafımı yuvarlak yapmışlardı. Son 3’üncü darbeyi alınca bıçağı çekip hedef gözetmeden salladım. Karın bölgesi diye hatırlıyorum” dedi.
Olayın ardından bölgeden uzaklaşmaya çalıştığını söyleyen Çoşkun, “Orada bana saldırmaya çalıştılar. Ben uzaklaşmaya çalışırken arkamdan tahta parçaları falan attılar. Gidip teslim oldum” ifadelerini kullandı.
Sanık, olay yerine giderken yanında bıçak bulundurmasına ilişkin de savunma yaptı. Çoşkun, “Oradakiler tanıdığım insanlar. Mahalleden arkadaş olduğum için asker eğlenceme gelen kişiler olduğunu, kavga olmayacağını düşündüm. Sarhoş olduğunu, aileme zarar vereceğini düşündüğüm için bıçağı aldım” dedi.
Mahkeme başkanının, “Böyle düşünüyorken neden oraya gittin?” sorusuna ise Çoşkun, “Cahillik etmişim” yanıtını verdi.
Duruşmada söz alan Celal Can Er’in annesi Mehtap Çakmak ise sanığın oğlunu kasten öldürdüğünü düşündüğünü söyledi.
Çakmak, “Oğlumu isteyerek, bilerek, kasten öldürdüğünü düşünüyorum. Öfkeyle oldu hadi, neden koluna, bacağına değil de kalbine vurup hayattan koparmış? Onu dünyadan koparmak için yapmış. Ağır ceza alsın istiyorum” dedi.
Duruşmada olay sırasında çevrede bulunan 8 genç tanık olarak dinlendi. Tanıkların önceki ifadeleriyle duruşmadaki beyanları arasında çelişkiler bulunması üzerine mahkeme başkanı, yalan tanıklığın suç olduğunu birkaç kez hatırlattı.
Sanık avukatı, müvekkilinin çevresinin sarıldığını ve yaşananların sonucunu istemediğini belirterek eylemin meşru müdafaa sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu ve tahliye talebinde bulundu.
Er ailesinin avukatı ise sanığın evinden bıçağı alarak çıkmasından itibaren öldürme kastının bulunduğunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Mahkeme heyeti, Yunus Emre Çoşkun’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma, dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla 10 Kasım’a ertelendi.
Kaynak:
DHA
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.



Yorum gönder