Güllü’nün ölümünde ilk duruşma: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter ağlayarak savunma yaptı

Güllü’nün ölümünde ilk duruşma: Kızı Tuğyan Ülkem Gülter ağlayarak savunma yaptı

© 2025 İlkses Gazetesi

Yalova’da evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Gül Tut’un ölümüyle ilgili davanın ilk duruşması görüldü. Annesini öldürmekle suçlanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen kızı Tuğyan Ülkem Gülter, mahkemede ilk kez hakim karşısına çıktı. Gülter, ağlayarak yaptığı savunmada suçlamaları reddederken, “Arkamı döndüğümde annem yoktu. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım” dedi

Yalova’da ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52), 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki 6 katlı binada bulunan evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davanın görülmesine başlandı.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında otopsisi yapılan Gül Tut, İstanbul’da toprağa verildi. Soruşturma kapsamında şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Gülter, “Kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanırken, Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

Yaklaşık 11 ay süren soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında “Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Sultan Nur Ulu hakkında ise “Yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada 10 aydır tutuklu bulunan Gülter ile ev hapsi kaldırılan Sultan Nur Ulu, Gül Tut’un oğlu Tuğberk Yağız Gülter, kardeşi Kader Tut ve taraf avukatları hazır bulundu.

Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay günü Sultan Nur Ulu ile birlikte markete gittiklerini, ardından bir AVM’ye geçerek bakıcı görüşmesi yaptıklarını anlattı. Bakıcıyla anlaşamadıklarını belirten Gülter, eve döndükten sonra annesiyle sohbet ettiklerini, sofra hazırlayıp film izlediklerini söyledi. Annesinin alkol aldığını belirten Gülter, daha sonra Sultan Nur Ulu ile odasına geçtiğini ifade ederek olay anını şöyle anlattı: “Annem salondaydı. Biz Sultan’la oynuyorduk. Sonra annem de geldi. Oynadı o da. Sultan aynaya dönüktü, ben önündeydim. Sonra bir ses geldi. Arkamı döndüğümde annem yoktu. Sonra Sultan’a ‘Koş’ diye bağırdım. Birlikte aşağı indik.”

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Gülter, olay sırasında annesine herhangi bir şekilde temas etmediğini savundu. Annesinin olay günü alkol aldığını belirten Gülter, “Benim arkam dönüktü. Annem düştüğünde bir şey temas ettiğini görmedim. Annem alkol almıştı. Odamın zemininde herhangi bir ıslaklık yoktu, fark etmedim. Olay sırasında Sultan aynaya bakıyordu. Yüksek bir ses duyduğumda kal geldi. Telefonu alıp hemen aşağı indim. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım. Düştüğü pozisyonu hatırlamıyorum” dedi.

Annesiyle zaman zaman tartıştıklarını anlatan Gülter, bu tartışmaların anne-kız arasında yaşanan sıradan anlaşmazlıklar olduğunu ileri sürdü. Eski sevgilisi K.E. ile yaptığı görüşmelerde annesine zarar vereceğine yönelik herhangi bir konuşma yapmadığını söyleyen Gülter, “Annemle sorunlarımız olduğunda anlatıyordum. Her anne-kız arasında olan kavgalar oluyordu aramızda. Ama sonra hiçbir şey olmamış gibi barışırdık. K.E. ile konuşurken de anneme zarar vereceğime dair bir görüşme yapmadım” ifadelerini kullandı.

Gülter, avukat Merve Uçanok’un eski sevgilisi K.E. ile mesajlaşmalarında yer alan “Annem birazdan kendini atıyor” ifadesini sorması üzerine, mesajın farklı bir konu nedeniyle gönderildiğini savundu. Annesinin kıskançlığıyla ilgili konuşurken bu ifadeyi kullandığını öne süren Gülter, söz konusu mesajın annesine zarar verme niyetini göstermediğini söyledi. Eski sevgilisine gönderdiği “Vallahi annem ölüyor” mesajının da sorulması üzerine Gülter, bir gün odasına karga girdiğini, annesiyle birlikte korktuklarını ve bu olay üzerinden eski sevgilisiyle mesajlaştığını anlattı.

Olayın ardından İstanbul’a gitmeleriyle ilgili de savunma yapan Gülter, bunun kaçma amacı taşımadığını söyledi. İstanbul’da bir süre tanıdıkları bir kişinin yanına gittiklerini belirten Gülter, daha sonra Esenyurt’ta bir otele geçtiklerini anlattı. Telefonlarını kapatmalarının istendiğini ve kendilerine dinlenebileceklerinin söylendiğini belirten Gülter, “Benim pasaport başvurum bile yok. Kaçma gibi bir şeyim olmadı. Kaçma şüphemiz yoktu. Valizimizle Yalova’ya dönecektik, gözaltına alındığımızda” dedi.

İddianamede olaydan hemen önce duyulduğu belirtilen “Hadi görüşürüz” sözlerine ilişkin de savunma yapan Gülter, bu ifadeyi olay sırasında duymadığını söyledi. Söz konusu sesin annesine ait olduğunu belirten Gülter, annesiyle dans ettikleri sırada aralarında bazı sözlü atışmalar yaşanmış olabileceğini ifade etti. Annesiyle mutlu oldukları dönemlerde “Malkata” şarkısını dinlediklerini de anlatan Gülter, olay günü de salonda bu şarkıyı dinlediklerini söyledi.

Annesinin alkol aldığında dengesini kaybettiğini öne süren Gülter, olay günü yaklaşık 3 şişe alkol tüketildiğini iddia etti. Gülter, annesinin daha önce de evde birkaç kez düştüğünü belirterek, bir keresinde kendisini hastaneye götürdüğünü ve alkollü olduğu gerekçesiyle tıbbi müdahalede bulunulamadığını söyledi. Sultan Nur Ulu hakkındaki suçlamaları da kabul etmeyen Gülter, Ulu ile olaydan önce arkadaş olduklarını ve birlikte vakit geçirdiklerini ifade etti.

Gülter, annesi ile eski menajeri Çiğdem Deniz Emir arasında bir süredir sorun yaşandığını da ileri sürdü. Annesinin zaman zaman Emir’in evine bakarak evde olup olmadığını kontrol ettiğini iddia eden Gülter, annesinin yeni çıkardığı şarkıyla ilgili de sorun yaşadığını söyledi. Gülter, “Yeni çıkardığı şarkısıyla ilgili sıkıntısı vardı. Galiba yayından kaldırılacaktı. Onu takıyordu kafasına” ifadelerini kullandı. 

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasına, aranın ardından avukatların sorularıyla devam edildi. Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, “Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi” diye yanıt verdi.

Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, “Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu” dedi.

‎Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, “Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı” diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise “O an kendimde değildim. Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım” diye yanıt verdi.

Olay sırasında alkollü olmadığını ve yasaklı madde kullanmadığını da söyleyen Tuğyan Ülkem Gülter, “Daha önce yasaklı madde kullanıyordum ama 7 yıldır kullanmıyorum” dedi.

Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:

“‎Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla ‘Annem düştü’ dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim.” 

Kaynak:
DHA

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorum gönder