Tunç Soyer’den tutukluluğunun devamı kararına tepki

Tunç Soyer’den tutukluluğunun devamı kararına tepki

© 2025 İlkses Gazetesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, hakkında hazırlanan 500’ü aşkın sayfalık iddianamenin kabul edilmesi ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin ardından açıklama yaptı. Soyer, iddianamede kendisiyle ilgili bölümün 11 satır olduğunu belirterek duruşma tarihinin 18 Kasım olarak belirlendiğini duyurdu

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Tunç Soyer, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla hakkında hazırlanan iddianamenin kabul edilmesi ve tutukluluk halinin devamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

500’ü aşkın sayfalık iddianamede yalnızca 11 satırlık bölümde adının geçtiğini belirten Soyer, açılışlarda yaptığı konuşmaların suçlamaya dayanak gösterildiğini öne sürdü. Soyer, alınan raporlar, HTS kayıtları, tanık beyanları ve MASAK verilerinin suç olmadığını ortaya koyduğunu savundu.

Tahliye kararı beklediklerini ancak mahkemenin tutukluluğun devamına hükmettiğini belirten Soyer, duruşma tarihinin ise 18 Kasım olarak belirlendiğini açıkladı.

Mahkeme kararında “Toplanması beklenen deliller ve suçun vasfı” ifadelerinin yer aldığını aktaran Soyer, 2022 yılına ilişkin soruşturmada aradan geçen dört yıla rağmen halen toplanması gereken deliller bulunduğuna dikkat çekti.

Soyer, X hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: 

“Değerli Dostlar,
Aylardır, iddianame yazılmasını bekliyorduk. Dün nihayet o iddianame kabul edildi. 500 küsur sayfalık iddianamede sadece 11 satırlık bir paragrafda adım geçiyor ve sadece açılışlarda yaptığım konuşmalar suça bahane ediliyor. Buna karşın alınan raporlar, HTS kayıtları, tanık beyanları, MASAK verileri, suç olmadığını tekrar tekrar kanıtlıyor.  O nedenle ilgili mahkemenin derhal tahliye kararı vereceğini ümit ediyorduk, olmadı (tutukluluk halinin devamına dendi) ve 2 ay sonrasına 18 Kasım’a duruşma günü verildi.

“Toplanması beklenen deliller ve suçun vasfı” ifadeleri kullanılmış kararda. 2022 yılına dair soruşturmada demek ki 4 yıldır toplanmayan deliller varmış ve önümüzdeki iki ayda bunlar toplanacakmış. Mahkeme bu kararla beraber “zimmet” ile suçlanan sanıkların adli kontrollerini, yurtdışı çıkış yasaklarını kaldırmış. Yani suç vasfı “zimmet” olanların özgürlüklerinin önünde hiçbir engel bırakılmazken, suç vasfı “zimmete yardım” olanlar daha fazla suçlu ve tehlikeli görülmüş.

Oysa, ailem, dostlarım, İzmir’in sokakları, adliyenin koridorları, kamuoyu vicdanı masum olduğumu biliyor.

Değerli dostlar, yargı kurumları bazen kararlarını mevzuata, kanuna uydururmuş gibi yapıp hukuka, hakka ters düşerler. Bazen kanuna uygun görünmek için eğilip bükülen hukuk, adaletsizliğin ve vicdansızlığın resmi olur.

Dün, biz 15 aydır haksız yere gördüğümüz zulümle cebelleşirken Sayın Cumhurbaşkanımız 16. Kez Birleşmiş Milletler kürsüsündeydi. Tüm dünyayı zalimlere karşı birleşmeye davet etti.

Dünyaya, Dünyanın beşten büyük olduğunu, dayanışmanın önemini ve vicdanı hatırlattı. Etkili konuşmasını merhum Sezai Karakoç’un güzel şiiriyle taçlandırdı, Sezai Karakoç’un şiirinin evrenselliğini bütün dünya gördü. Şiirin yerelde de karşılığı olduğunu – kendimden bildiğim üzere – göstermek için bu vesileyle paylaşmak istedim. Zaten muhatapları da kendilerini bildiğinden başka söze gerek yok.


Onlar sanıyorlar ki,
biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki biz sussak,
tarih susmayacak.
Tarih sussa,
hakikat susmayacak.

Onlar sanıyorlar ki,
bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar,
vicdan azabından kurtulamayacaklar.
Vicdan azabından kurtulsalar,
tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar,
Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar. ”

Sağlıcakla kalın.”

 

Kaynak:
HABER MERKEZİ

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.

Yorum gönder